![]() |
|
HAFTALIK TURLAR |
|
Gezilerimize bir kez katılan müşterilerimiz DragomanClub üyeliği çerçevesinde yaşam boyu tüm etkinliklerimizden % 5 indirim alırlar. |
|
LİKYA KONFORu (LYCIAN COMFORT) OTEL konaklamalı Günlük Yürüyüş Turları OTELDEN BAŞLAYARAK HERGÜN FARKLI YÜRÜYÜŞ ROTALARINDA GEZİLER MERKEZ LİKYA BÖLGESİ (6 GECE, 7 GÜN) Mart 16-22, Nisan 6-12, 13-19, Mayıs 4-10, Haziran 1-7, Eylül 7-13, 21-27, Ekim 5-11, 26 Ekim-1 Kasım, Kasım 2-8 |
|||||||||
|
Efsaneler ülkesi Likya kıyılarında yürümenin farkını YAŞAYIN!
MERKEZ LIKYA
Bu turumuz otelde konaklayıp hergün farklı rotalarda yürüyüş yapmak isteyenler için düzenlenmiştir. Her sabah kahvaltıdan sonra tur başlangıç noktasına bırakılan yürüyüşçüler, günlük rotanın bittiği yerden alınıp tekrar otele getirilmektedir. Bu tür turları sevenler için Likya bölgesi sizlere sayısız olanaklar sunmaktadır.
Kaş'dan başlayarak Demre'ye kadar antik Likya'nın taşlı patikalarında antik yerleşimden diğerine ilerleken, gizemli ve birçok parçası hala kayıp bir uygarlığın tarihi soluğunu hissedecek ve denizle kıyının narin bütünleşmesine tanıklık edeceksiniz.
Antik patikalar boyunca enfes kıyı şeridini, yayla köylerini, küçük koyları, Likya kalıntılarını, kıyı yaşamını bir kültürel kokteyl tadında hissedeceksiniz.
Bu gezi, ancak Likya'nın sürprizlerle dolu atmosferinde yaşanabilecek bir maceradır. Milattan önce bu bölgede yerleşmiş Likyalılardan günümüze ulaşan kalıntılar ve kendine özgü bölge jeomorfolojisi, Akdeniz bitki örtüsü yürüyüşleri özellikle doğa ve arkeoloji tutkunları için birinci elden yaşanacak bir deneyim haline dönüştürür.
Her günlük rota farklı cazibeye sahip olup, doğanın içinde yürürken milyonlarca yılda meydana gelen karstik oluşumları ve ekolojiyi uzman rehberlerimiz eşliğinde eğlenceli bir seminer havasında daha iyi anlayabileceksiniz. Bu yolculuk sizi Toros kültürünün insanlarıyla da tanıştıracaktır. Çoğu yerde denize birkaç metre uzaklıkta uzanan patikalar boyunca turkuaz mavinin içinde yüzerek veya şnorkel yaparak serinleyeceksiniz.
Saatler patikalarda yürüyerek, mola alanlarında dinlenerek geçerken, üstünüzdeki maki dokusu veya çam ağaçları size antik günlerin seslerini fısıldayacak.
Gezi için daha önce edinilmiş yürüyüş tecrübesi bir avantaj olmakla birlikte, turumuz bu işi hiç denememişlerin bile üstesinden gelebileceği biçimde düzenlenmiştir. Bununla birlikte, yürüyüşçülerin iyi bir bedensel kondüsyona ve mental uygunluğa sahip olmaları gerekmektedir. Esnek bir düşünce tarzı ve keyif almaya hazır bir kafa yapısı da Likya günlerini zevkle geçirmenin önemli bir ön koşuludur.
Doğada yürüyüş etkinlikleri; insanlara kalıcı kilo vermek, madde bağımlılığından kurtulmak, stres atmak, ruhunuzu dinlendirmek, kendinizi tanımak, kalp ve dolaşım sistemini tekrar sağlıklı bir yola sokabilmek için önemli fırsatlar sunar.
Randevularınızı, kalabalıkları, faturalarınızı, ofis yaşamını, saatlerinizi, iş programlarınızı, ve ön yargılarınızı geride bırakmayı unutmayın! Böylece doğanın kendi saatini yaşayarak tüm sıkıntılarınızı aşmanız mümkün olacaktır. Likya'da zaman, tipik Akdeniz mantığı içinde, mevsimlerin işaretleriyle ölçülür.
Önce güvenlik! Rehberlerimiz doğa sporları konusunda titiz, hassas ve ilkelidirler. Doğayla uyumlu biçimde tabiatın içinde eğlenerek ve öğrenerek yürürken, aynı sırada doğal mirasıın korunması konusunu ve potansiyel doğal tehlikelerin varlığını her zaman göz önünde tutmamız gerekmektedir. Bir gram tedbir bir ton beladan daha hafiftir.
Likyanın nefes kesen gün doğumuna ve gün batımına şahit olmaya hazırlıklı olun. Işık ülkesi Likya, özellikle parlak ve berrak gökyüzünü sunan ve ideal yürüyüş mevsimi olan bahar ve sonbahar günlerinde şaşırtıcı ışık oyunlarıyla fotografçıların arzularını her zaman karşılayabilecek bir tayfa sahiptir. Buna ek olarak; inanılmaz sayıdaki konu çeşitliliği(insanlar, deniz, kıyısal ekoloji, arkeolojik kalıntılar, bitki örtüsü, yabanıl yaşam, yeryüzü biçimleri) bir fotografçı için hepsinin birarada bulunabileceği bir sergi gibidir. Teke Yarımadası dağları ve Akdeniz arasında uzanan Likya kıyı rotaları, görsel olarak gerçeküstü bir kontrast sunmaktadır.
Bu gezi, sizi bir yürüyüşçüye dönüştürürken, aynı zamanda geride yalnızca ayak izlerinizi bırakarak kaliteli fotoğraf kareleri ve keyifli anılarla evinize dönmenizi sağlayacaktır.. Belki de çok az kişinin denediği söylencelerle dolu Likya kıyılarındaki bu yürüyüş, sizin yeni bir insan olmanızı sağlayacaktır.... Kameranızı ve sırt çantanızı alın, kendinizi Likya'nın görsel fantezilerine ve Akdeniz'in mavi coşkusuna teslim edin.
SİZE ÖZEL grup FİYATLARIMIZ İÇİN BİZİ ARAYINIZ
6 gece / 7 gün paket fiyatAKTİVİTELER + KONAKLAMA + KAHVALTI + ÖĞLEN YEMEKLERİ (ŞEHİRLERARASI ULAŞIM HARİÇ) PEŞİN ÖDEME: 550 YTL
WORLD CARD KULLANARAK 150 YTL PEŞİNAT(KAPARO) + KALAN VADELİ ÖDEME: 2-12 TAKSİTLE TAKSİTLİ SATIŞLAR İÇİN BİZE DANIŞINIZ
OTELDE TEK KİŞİLİK ODA FARKI(TOPLAM 6 GECE IÇİN): mevsime göre 50-75 YTL Fiyatlara KDV dahildir.
Otel konaklamalarına kahvaltı dahildir. Dalaman / Antalya Havaalanı - Kaş transferleri için bizi arayınız.
Otobüs ve uçak geri dönüş biletlerinin en az 10 gün önceden rezerve edilmesi tavsiye edilir.
Kapalı gruplara özel minübüs transferi organizasyonu sağlanır.
İZLENCE Not: Rotalarda adı geçen antik yerleşimler ve konular hakkında geniş bilgi almak için sözcüklerin veya resimlerin üzerindeki hassas alana tıklayınız.
Kaş küçük bir balıkçı köyü olarak çıktığı yolculuğuna bugün artık Türkiye'nin en önemli doğa sporları merkezlerinden biri haline gelmeye aday olarak devam etmektedir. Likya'nin önemli kentlerinden olan Kaş, ilçeyi çevreleyen Antik Döneme ait kentler ve tarihsel degerlerle doyumsuz kültür seyahatleri; Akdeniz'in derinlerde yarattığı heyecanlari doruklarda hissettiren sualtı dalışları; nehirlerde yapılan macera dolu 'deniz kanosu turları', ekolojik uyumun keşfedildiği 'doğa yürüyüşleri'; yüksek dağlardan turkuaz rengli suların manzarasına süzülen 'yamaç paraşütü'; Akdeniz'de değerli taşları andıran adalar ile çevreye yapılacak 'Mavi Yolculuk ve tekne turları; damak tadınıza uygun deniz ürünleri ve dağlarda yetişen kokulu otlarla tatlandırılan yöresel yemeklerden oluşan mönüsü; yüzlerce yılın mirası, el sanatlarının çeşit ve güzelliği; Kaş'ın bağlı olduğu Antalya ve ilçelerine ait turizm merkezleri ile tabiat, tarih ve kültür zenginliğini, alternatif turizm imkanları ve çevresinde yer alan turizm merkezlerinden oluşan renkli yelpazesi" ile düşsel bir mekandır.
Dragoman ofisinde tanışma-bilgilendirme toplantısı ve akşam hoşgeldiniz kokteyli.
Yürüyüş, küçük köy yerleşimleriyle örülü yollardan geçilerek ulaşılan orman evinden başlar. Araçla gidilen 15 km.lik yol, ardışık dağ sıralarını ve taş evleri izleyerek yapılan keyifli bir gezintiye dönüşür. Yürüyüşe başlanan mevki 1000 m. yüksekliğindedir. Birkaç yüz metre sonra, yer yer bulutların uçuştuğu, yoğun bitki topluluğu ile kaplı vadi manzarasının tadını çıkarmak için birkaç dakikalık bir mola verilir... Yaklaşık 20 dakika sonra, yavaş yavaş daralan yol bizi, Phellos antik kentinin kalbine götürecek patikaya ulaştırır. Yoğun bitki topluluğu arasından birdenbire karşımıza çıkan, bölgenin en etkileyici nekropolis’i, lahit mezarlarla donatılmış Phellos kentidir. Bu, tarihin günümüze ulaşan sessiz şahitleriyle bir buluşmadır. Çukurbağ Köyü’ne doğru inişe geçildiğinde ise, köyün iyi durumda korunagelmiş ev mimarisi dikkati çeker. Yaklaşık bir saatlik bir geçişin sonunda, bizi bekleyen artık Kaş arşipelinin (takımadalar denizi) muhteşem manzarasıdır. Yemek molası vererek piknik yapacağımız 300 metre yüksekliğindeki tepe, fon manzarası olarak Meis adasını sunmaktadır. Öğleden sonra, rengarenk çiçeklerle bezeli ve yeşilin her tonunu görebileceğimiz bir patikadan kıvrılarak, Antiphellos’a (Kaş) iniş başlar. Eğer şanslıysak, belki birkaç sincap veya kınalı keklik sürüsü ve belki de, yol üzerinde gezeceğimiz ”Kara Mağara”da yarasalarla karşılaşabilirsiniz. İşte, 9 km.lik yoğun duygular ve unutulmaz hatıralarla dolu bir yürüyüşün sonuna geldik bile…
Yürüyüş süresi: 4 saat. Zorluk derecesi: B. Kahvaltı, Öğle Yemeği
Ufak Dere'nin yatağının denize kavuştuğu küçük koy başlangıç noktası....
Hedefimiz önce önce kıyıya inip, burada bulacağımız Likya Patikası boyunca batıya ilerleyerek, sarp kıyıyı, zeytin bahçelerini ve fundalıkları aşarak, Bayındır Limanı içindeki antik Sebeda şehrinin nekropolisi durumundaki Limanağzı kıstağına ulaşmak. Kıyıya indiğimizde şu an bazı parçalarının Bodrum Arkeoloji Müzesi'nde sergilendiği dünyanın bilinen eski gemisinin arkeolojik kazısının yapıldığı Uluburun tüm heybetiyle karşımıza çıkacak.
Önümüzdeki küçük boğazı aştıktan sonra, ilk mola noktamız olan Çoban Plajı'na
ulaşırken, çoban damlarını ve onların sürülerini ziyaret edeceğiz.
Parkurun bazı
noktalarında, sert batı rüzgarları ile savrularak, kayalara sarılmış, deniz
kıyısındaki ıssız maki toplulukları karşımıza çıkacak. Yürüyüş boyunca, bölgenin jeolojik tarihiyle tanışırken, her mevsim birbirinden çarpıcı renkteki çiçeklerle ve yeşilin tüm tonlarıyla bezeli bitki örtüsünü keşfederek, hiçbir şeyin bozamadığı bu manzaranın büyüsüne kapılıp gitmemek mümkün değildir.Sarp bir kıyı şeridi geçişi ardından tepeden inmeye başladığımızda, turkuaz rengi sularıyla Limanağzı plajları sizi kucaklamaya hazırdır.. Öğlen yemeği molamız sırasında kendinizi mavi sulara bırakabilir, berrak sularda serinleyebilirsiniz.
Hıdrellez Mağarası’nı gezimizde göreceğimiz Bizans Şapeli kalıntıları, Akdeniz'in mistisizimi hakkında size bir fikir verebilecektir. Eğer, daha da şanslıysak ve mağaranın içlerine doğru ilerlersek, belki çok nadir olan tüysüz yarasalardan birkaçıyla karşılaşabiliriz...
Limanağzı plajında denizle buluşup öğlen yemeği için vererek son büyük molamızı verdikten sonra günün son etabı için tekrar Kaş'a doğru yola koyulacağız. Dönüş yolunda, Likya lahitleri ile taçlandırılmış bir patikayı izleyeceğiz ve zaman zaman, Limanağzı sahilini seyre dalacağız...gözalıcı kıyı manzaraları ile yürüyüş boyunca karşılaşacağız.
Yürüyüş, Büyük Çakıl plajında sona erdiğinde, son bir kez kendinizi kristal sulara bırakma fırsatını bulabilirsiniz...
Yürüyüş süresi: 4 saat. Zorluk derecesi: B. Kahvaltı, Öğle Yemeği
Buralarda yeşilin maviyle dansına tanıklık edeceksiniz. Suyun kayaları oyduğu dar girintilerle ve ince çıkıntılarla biçimlenmiş etrafınızı saran sıradışı ekosistem, size huzur ve keyif verecek. Bu barışcıl sessizliği yalnızca dalların hışırtıları, adımlarınız, dalgaların çırpıntısı ve kameralarınızın denklanşör sesi bozabilir.
Makiyle kaplı kireçtaşı yapısı üzerinde oyulmuş kıyıya ve uçurumlara paralel yürüdükten sonra mevsime göre belki de göçerleri görebileceğimiz bir koyda öğle yemeği molası, yorgunluğumuzu bir parça hafifletecekdir.Deniz ve doğa tutkunları, kuzey Akdeniz havzasının tipik bitki örtüsü makilik alanlar, denize kavuşan fiyord benzeri dar kanyonlar, dere yatakları, küçük plajlar, zeytinlikler ve lahit mezarlar arasında yapacakları bu yürüyüşle tabiatla bir kez daha bütünleşeceklerdir. Dar ve sık maki alan içinde ilerledikten sonra bugünkü yürüyüşümüzün denizi takip eden en son noktası durumundaki Barak Limanı koyunda öğle yemeği ve kısa bir serinleme molası vereceğiz.
Öğle molasının ardından önce Barak Limanı üstündeki Dinek Tepe üzerinde konuşlanmış Roma gözetleme kulesinin yanından geçtikten sonra Kale Tepe'de bir Likya harebesiyle karşılaşacağız. Daha sonra yürüyüşümüz Boğazcık köyünü takiben Apollonia harabelerinin yer aldığı Asar Tepe'de sonlanacak. M.Ö 4. yüzyılda kurulmuş Likya Ligi içinde yer alan harabeleri inceledikten sonra Kılınçlı köyü üzerinden Kaş'a geri döneceğiz.
Yürüyüş süresi: 5 saat. Zorluk derecesi: C. Kahvaltı, Öğle Yemeği
Bu gün yolumuz uzun...Kılıçlı köyünden başlayacak yürüyüş bizi önce dört kilometreleik bir yürüyüşten sonra Aperlai antik yerleşimine götürecek.
Mermer sütunları, düzgün zeminiyle bir kilise kalıntısı halen suyun hemen altında durmaktadır. Sözkonusu bu kalıntı Türkiye'deki sualtında bulunan ikinci kilisedir. Araştırmacılara göre burası 4-7. yüzyıllar arasında kutsal topraklara-Filistin'e- giden veya oradan gelen hacılar için bir cazibe ve mola merkeziydi. Aperlai adıyla bilinen bu 2400 yıllık yerleşim, en parlak dönemi olan 4-6. yüzyıllarda 1,000 kişiyi barındırıyordu. Kaş'tan yirmi deniz mili uzaklıktaki bu antik şehrin kalıntılarını karada yapacağınız gezintilerle ve aynı zamanda şnorkel ile suyun altında da keşfetmek mümkündür. Harabeleri gezerken ünlü Roma eflatununun(purpura) hammaddesi olan 'murex' deniz kabuklusunun kaynatılmış, boyası alınmış kıyıdaki ve içerlerdeki öbeklerini görebilir ve halen o kokuyu alabilirsiniz. Fırtınalarla kıyıya vuran gemilerin kazazedelerini koruyan, aç denizcileri doyuran, çocuklara ağaç dallarından yaptığı oyuncakları sunan Noel Baba adıyla da anılan Piskopos Aziz Nikola'nın 4.yüzyıl başlarında doğup büyüdüğü yer olan Demre(Myra)'nin buraya sadece 15 mil uzaklıkta oluşu Aperlai'yi önemli bir ziyaret noktası haline getirmişti.
Harabelerin gezilmesi ve moladan sonra Aperlai ve
Kekova Körfezi arasındaki Sıçak Yarımadası kıstağından geçerek iki kilometre
uzaklıkta, sakin Kekova sularının başladığı noktada, Sıçak Koyu'nde öğle yemeği
molası vermek üzere yürüyüşe devam edeceğiz.
Erken ve hızlı bir kahvaltıdan sonra doğuya, Kekova Körfezi'nin kıyıları boyunca yürüyüşe geçeceğiz. Önce kıyıdan ayrılan ve tepelere saran patika daha sonra tekrar kıyıyla buluşarak bizi Üçağız(Teimioussa) yerleşimine götürecek. Müthiş bir kıyı görselliği içinde zamanın geçtiğini farketmeyeceksiniz. Teimioussa, Likya dönemi gömü alanlarının en önemlilerinde birisi olarak önceleri küçük bir balıkçı köyü ve şimdilerde trafiği yoğun bir turizm noktası olarak tarihteki işlevini sürdürüyor. Bu etap belki de o güne kadar yaptığımız görselliği en zengin gün olacak. Kasabaya adını veren Üçağız sözcüğü kıyıdan Kekova-Geyikova- Adası'nın güneye, doğuya ve batıya olan su yollarını-geçitlerini- anlatmaktadır. Kısaca Üçağız, 'üç su ağzı' demektir.
Kekova, aynı zamanda Aperlai ile aynı dönemde sulara gömülen, yalnızca tekne ya da kano ile erişilebilen, batık şehriyle de ünlü bir nokta. Üçağız'daki molamızdan sonra yönümüz tekrar doğuya, Likya şehirleri içinde en çekicisi olan Simena'ya(Kaleköy) doğru olacak. Simena'ya vardıktan sonra, grubun performansına göre belirli bir süreyle çevreyi gezeceğiz. Özellikle ortaçağ döneminde Aziz John şövalyelerinin ve Osmanlıların da üs olarak kullandığı kale, Kekova'ya olağanüsü bir kuşbakışı bir manzara sunmaktadır. Şehrin bir kısmı depremlerle sular altında kalmıştır. Simena, bugün bile ya yalnızca yürüyerek ya da deniz taşıtıyla ulaşılan bir yerdir. Simena'yı gezdikten sonra tekrar aynı patikadan Üçağız köyüne geri dönerek bizi Kaş'a götürecek taşıtımızla buluşacağız.
Yürüyüş süresi: 6 saat. Zorluk derecesi: C. Kahvaltı, Öğle Yemeği
Mumuda'daki molamızdan sonra hedefimzi Gökseki köyü olacak. Dere yatağını izleyerek ve biraz zorlu bir patikadan 1 saatlik bir inişle Gökseki köyüne varınca bundan sonrası stabilize bir yolu takip ederek Akçagerme plajında denizle buluşmak olacak. 12 kilometrelik bu gezi size yükseklerden Meis ve Kaş arasındaki takımadaların enfes panoramasını sunduğu gibi; zeytinlikler, ilk dönem Likya mezarları, makiler ve çam ağaçları arasından ulaşacağınız tipik Toros köylerini ve insanlarını daha yakından tanımanızı da sağlayacak. Akdenizin mavisiyle buluşarak yorgunluğumuzu berrak sularda yüzerek veya şnorkel yaparak atacağız. İsterseniz sadece tembellik ederek de günün keyfini sürdürebilirsiniz.
Yürüyüş süresi: 5 saat. Zorluk derecesi: B. Kahvaltı, Öğle Yemeği
Turumuz otelimizdeki son kahvaltının ardından bitecektir.
İsteyenler yola çıkmadan önce bugünü son bir etkinlikle birleştirebilirler ya da şirin Kaş ilçesinin sokaklarını ve civarını gezebilirler, alışveriş yapabilirler.
Kaş'da bir gün daha geçirmek isteyen veya tatilini uzatmak isteyen misafirlerimiz; sualtına tüplü dalış-deneme dalışı-, günlük deniz kanosu gezisi, yamaç paraşütü, atlı geziler, Eşen Çayı'nda kano günü, tekne gezisi veya yakın yöreye yapılacak küçük geziler ve diğer aktiviteler için acenta ofisimizle önceden temas kurabilir, konaklama rezervasyonu yaptırabilirler.
Bu tura katılan misafirlerimiz, diğer günler için yapacakları konaklama ve bazı aktivitelerden özel indirim alacaklardır. Kahvaltı Rota: 1. PHELLOS(Felen) -ANTIPHELLOS(Kaş)...11 km 2. UFAKDERE-ANTIPHELLOS(Kaş)...9 km 3. İNÖNÜ-Barak Limanı-APOLLONIA(Kılınçlı)..12 km 4. KILINÇLI-Aperlai- Teimioussa -SİMENA(Kaleköy)..15 km 5. GÖKÇEÖREN-GÖKSEKİ..9 km TOPLAM=56 km
Fiyata dahil
Fiyata dahil değil
Notlar
SİZE ÖZEL GRUP FİYATLARIMIZ İÇİN BİZİ ARAYINIZ
BİREYSEL REZERVASYONLAR KABUL EDİLİR. MİNİMUM GRUP SAYISINA ULAŞILDIĞINDA, UYGUN BİR SÜRE ÖNCEDEN, HABERDAR EDİLECEKSİNİZ.
GEZİ KÜNYESİ
YÜRÜYÜŞ TURLARININ ZORLUK DERECELENDİRMESİ:
Yürüyüş turları içerdikleri potansiyel zorluklara ve tehlikelere göre A-D olarak dört sınıfa ayrılmıştır. Unutulmamalıdır ki, her yürüyüş turu birbirinden farklıdır ve kendisine özgü durumlar içerip tam olarak herhangi bir kategoriye uymayabilir..
Turların derecelendirilmesinietkileyen faktörler şunlardır; · Yürünecek mesafe; turun toplam uzunluğu ve yürüyüş gününün uzunluğu. · Arazi durumu; patikaların zorluk dereceleri, · Ortalama irtifa değişimi; yürüyüşün yapılacağı irtifa, · Taşınan yükün ağırlığı ve yükün taşınma biçimi, kullanılan ekipmanın rahatlığı · İklim ve mevsimsel koşullar, · Merkezlere olan uzaklık, servislerin kalitesi ve genel konfor.
Bu değerlendirmeye göre;. A. Kolay-herhangi bir yaşta herhangi birisi için. B. Orta- düzenli yürüyüşler yapan herhangi birisi için. C. Orta-Zor- doğada düzenli yürüyüşler yapmış olanlar için. D. Zor-güçlü, deneyimli veya orta düzeyde ama, istekli doğa yürüyüşçüleri için.
Genelde, bu tür turlar katılımcıların en az düzeyde zorlananacağı biçimde tasarlanır ve gerekli önlemler alınır.
İSTANBUL-KAŞ, ANKARA-KAŞ ULAŞIM BİLGİLERİ VE HAVAALANI TRANSFERİ İSTEKLERİNİZ İÇİN WEB SAYFALARIMIZA GÖZ ATINIZ VEYA ACENTA OFİSİYLE TEMAS KURUNUZ.
DRAGOMAN OUTDOOR STORE İhtiyaç duyabileceğiniz bazı eşyaları (sırt çantası, yürüyüş ayakkabısı, yürüyüş batonları, yürüyüş çorapları, mataralar, fenerler, parkalar, yağmurluklar, su şişeleri için izotermik koruyucu, şapka vb.) DRAGOMAN Doğa Sporları Merkezi’nde temin edebilirsiniz.
Rezervasyonlar için:
"ADIMIZ GÜVENCENİZDİR"
DRAGOMAN DOĞA SPORLARI MERKEZİ DRAGOMAN SEYAHAT ACENTASI - TURSAB A-4615Uzunçarşı Caddesi No: 15, KAŞ 07580, Antalya Telefon: 0 242 836 3614 Faks: 0 242 836 3615
|